blank

Facebook ya da mesajla harekete sessiz kalmayın…Hakkınızı arayın..!

Türk Ceza Kanunu

Hakaret

MADDE 125 – (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.

(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

(3) Hakaret suçunun;

a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,

b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,

c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,blank
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

(4) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.

(5) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.

Yukarıdaki maddenin 3-b bendinden anlaşılacağı üzere dine hakaret veya Allah’a hakaret, hakaret suçu kapsamında düzenlenmemiştir. Bu madde kapsamında sadece bir kişiye dini  inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı hakaret eden kişiye verilecek cezanın bir yıldan aşağı olamayacağı düzenlenmiştir. Peki dini farklılıkları insanları birbirine karşı düşmanlaştırmak için kullanmanın veya aşağılamanın bir yaptırımı yok mu? Elbette var ama hakaret kapsamında değil, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu kapsamında:

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama

MADDE 216 – (1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölgefarklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Telefonda küfür edilmesi/ hakarete uğranılması ile bunun yüz yüze olması arasında oluşan suç ve cezası bakımından düşünüldüğünde aslında hiç fark yoktur. Burada aleni hakeretten ayrılan özellik ispatı konusunda olacaktır. Çünkü doğrudan hakarette bunu duyması muhtemel başka insanlar olabilecekken, telefonda hakaret edilmesi halinde bunu herkes duyamayabilecektir. Bu sırada mağdurun çevresinde olan kişiler ancak onun suç anındaki durumuna ve fiilden sonra anlattıklarına şahitlik edebileceklerdir. Böyle bir durumda mahkemenin taktiri önem kazanacak ayrıca telefon kayıtları da şahitleri destekleyici delil niteliği kazanacaktır.

En çok merak uyandıran konulardan birisi de telefonda maruz kalınan küfürün / hakaretin, ogörüşmenin kaydedilmesi suretiyle ispat edilip edilemeyeceğidir. Telefon görüşmesini, bir suçu ispat etmek için de olsa kaydetmek gibi bir yola başvurmak kaydedenin de cezalandırılabileceği yeni bir suçu oluşturacaktır. Çünkü TCK. hakaret gibi, “kişiler arası görüşmelerin izinsiz kaydedilmesini” de cezalandırmaktadır. Mağdur olunan  suçu ispat etmek pahasına başka bir suç işleyerek cezaya maruz kalmaktan kaçınmak gerekecektir:

Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması
Madde 133 – (1) Kişiler arasındaki alenî olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerden biri işlenerek elde edildiği bilinen bilgilerden yarar sağlayan veya bunları başkalarına veren veya diğer kişilerin bilgi edinmelerini temin eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu konuşmaların basın ve yayın yoluyla yayınlanması hâlinde de, aynı cezaya hükmolunur.

Hakaret fiili son zamanlarda yoğun bir şekilde görüldüğü Facebook üzerinden işlenmesi halinde, kişiden şikayetçi olunabilmesi için mesaj silinmemeli, durumun belgelenmesi için yazıcıdan ekranın çıktısı alınmalı ek olarak ekran görüntüsünün kaydedilmesi gerekir. Ayrıca hakaret e-posta adresinize uyarı olarak geldiyse bu e-posta da saklanmalıdır. Hakaretin sahte profiller üzerinden yapılması halinde de aynı işlemler yapılmalıdır. Ancak bu durumda profili oluşturanın tespit edilmesinde ekran görüntüleri de yardımcı olacağından”screen capture” eklenti veya programlarından yararlanılarak ekran görüntüsü  mutlaka kaydedilmelidir. Hakaret suçu bir bilişim suçu olmamasına rağmen internet yoluyla işlenmesi halinde şikayet halinde bilişim suçları savcıları tarafından soruşturulmaktadır. Hakaret aynı zamanda uzlaşmaya tabi bir suç olduğundan, uzlaşmak isteyenlerin bunu özellikle belirtmesi gerekir.

Hakaretin yoluyla işlenmesi ile ilgili olarak Mustafa Özen tarafından kaleme alınan Hakaret Suçu ve İnternet Yoluyla İşlenmesi başlıklı makaleyi incelemenizi öneririm.

 

%d blogcu bunu beğendi: